Ehliyet Sınav Soruları indir
Reklamlar
21 Ağustos 2010 Cumartesi 2010 Ehliyet Sınav Soruları ve Cevaplarını buradan indirebilirsiniz. Motorlu Taşıtlar Sınavı Soruları ve cevapları MEB ile birlikte aynı anda buradan indirebilirsiniz. MEB 21 Ağustos 2010 Ehliyet Sınavı Soruları ve cevapları buradan PDF olarak indirebilirsiniz.
SERTİFİKA KİTAPÇIK TÜRÜ SORULAR VE CEVAPLARI
A1-A2 Y İNDİR
A1-A2 T İNDİR
A1-A2 V İNDİR
A1-A2 Z İNDİR
B Y İNDİR
B T İNDİR
B v İNDİR
B Z İNDİR
C-D-E T İNDİR
C-D-E V İNDİR
C-D-E Y İNDİR
C-D-E Z İNDİR
H V İNDİR
H T İNDİR
H Y İNDİR
H Z İNDİR
Açık Öğretimden örgün eğitime geçiş
Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın, açık öğretim öğrencilerinin, başarı kriterlerini tutturması durumunda okuduğu bölümden herhangi bir örgün eğitime geçiş yapabileceğini bildirdi.
Atandığı Rektörlük görevine 1 Ocakta başlayan Prof. Dr. Aydın, Yunusemre Yerleşkesi’ndeki konuk evinde basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Prof. Dr. Aydın, öğrencisi olduğu üniversiteye rektör olarak hizmet verecek olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, 41 yıldır içinde bulunduğu AÜ’de rektör yardımcıları Prof. Dr. Meryem Akoğlan Kozak, Prof. Dr. Hasan Mandal, Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Prof. Dr. Nüvit Oktay il birlikte yönetim çalışmalarında bulunacağını, boş olan bir rektör yardımcılığına da ileride ihtiyaç olması durumunda atama yapılacağını söyledi.
Saydamlık, hesap veren ve soran, paylaşan ve kentle bütünleşen bir yönetim felsefesiyle hizmet vereceklerini kaydeden Prof. Dr. Aydın, şöyle konuştu:
”Bu yönetim değişikliğini bayrağın devri, nöbet değişimi olarak görüyoruz. Üniversitenin bu bayrağını daha ileri taşıma gayreti içinde olacağız. Geçmişten gelen bu anlayışı ileri seviyeye taşımak istiyoruz. Bizden önce görevde olan Prof. Dr. Fevzi Sürmeli ve önceki yöneticilere şükranlarımızı sunmak istiyoruz. AÜ bir değerdir, Türkiye’nin kalbidir. Ülke için çok önemli bir yüksek öğrenim kurumudur. Açıköğretim öğrencisi ile örgün öğrencisiyle çalışanlarımızın sayısı ve eş ve çocuklarıyla 1,5 milyon nüfuslu bir ailedir. Bu aslında iki Eskişehir nüfusu demektir. Türkiye’deki yüksek öğretim öğrencisinin yüzde 47′si öğrencimizdir. Bunun bilinci içinde yönetim uygulamalarımız sürdürülecektir. Hedefimiz gerek parasal imkanları ve organizasyonları gerekse bilgi birikimi ve insan gücüyle adeta uyuyan dev olan AÜ’yü Türkiye’nin ve dünyanın en önde gelen üniversitelerinin arasında parlayan bir yıldız yapmaktır. Bu iddiayla yola çıktık.”
Prof. Dr. Aydın, bir gün Türk üniversitesinden akademisyenlerin de Nobel ve benzeri uluslararası ödülleri alacağını belirterek, ”Bu bizden olmalıdır. Bu bize onur verir. Bu anlayış içindeyiz. Yeniden yapılandırma çalışmalarını bu anlayış içinde götüreceğiz. Çalışan üreten paylaşan arkadaşlarımızın önünü açacağız” dedi.
Öğrencilerin sosyal problemleri ve eğitimleriyle yakından ilgileneceklerini söyleyen Prof. Dr. Aydın, şöyle devam etti:
”Bunu önemsiyoruz. Çünkü onlar varlık nedenimiz. Eğer öğrencileri sahiplenmezsek, bize emanet edilen bu çocuklar, ailelerine uyuşturucu ve alkol bağımlısı olarak dönebilir, bir bölümü teröre, bir bölümü de ahlak dışı yollara gidebilir. Eğer öğrencileri sahiplenmezsek, gelecek yıllarda Eskişehir çok büyük öğrenci olaylarına aday bir kent olabilir. Bugünkü huzurlu ortamı kaybedebiliriz. Bizlere düşen görev, onların özel ve devlet yurtları gibi sorunlarıyla yakından ilgilenmektir. Bu öncelikli projelerimizden biridir.”
AÜ’NÜN 500 MİLYON LİRASI-
Prof. Dr. Aydın, Rektörlük seçimi sürecinde YÖK ile görüştüklerini belirterek, şöyle konuştu:
”Bize hep ‘diğer üniversiteler de iş yapacaklar ama para yok, sizde ise para var, ancak performansınız düşük’ diye soruldu. Buna mümkün olduğunca cevaplar vermeye çalıştık. Bu sürecin sonunda AÜ’nün 500 milyon liralık kaynağının 250 milyon lirası Maliye Bakanlığına 250 milyon lirası da diğer yeni kurulan üniversitelere kullandırılmak üzere YÖK’e verildi. Şöyle düşünün bilgisayarlarınızı her sabah saat 09.00′da açıyorsunuz. SAY 2000 denen bir program sayesinde kimin elinde ne kadar para var, o görülüyor. AÜ de bunlar içinde yer alıyor. Şimdi bu yapı içinde bir gün size derler ki ‘ya bu parayı kullan ya da ver’. Para ne yazık ki gitti. Biz bundan sonra para vermek istemiyoruz.
Sonbaharda ‘parayı verin’ demelerinin önüne geçmek için yoğun bir şekilde yeni projelerin hazırlığını yapıp bu kaynakları yeni projelere bağlamak istiyoruz. Biz bir daha para veren yönetim olmak istemiyoruz.”
-AÇIK ÖĞRETİM ÜNİVERSİTESİ
AÜ Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın, 31 Aralık 2009 itibariyle 1 milyon 320 bin açık öğretim öğrencisinin kayıt yenilediğini bildirdiği konuşmasında, şunları kaydetti:
”Bunun için de çok değişik programlar yürütüyoruz. Türkiye’nin ve kamunun ihtiyaçları, toplumun beklentilerini, teknolojik gelişmeleri ve dünyadaki model üniversiteleri de dikkate alarak açık öğretimi, yeniden yapılandırma sürecinin içine sokuyoruz. Bu süreçte bilgi teknolojilerini, interneti olabildiğince kullanacağız, programlarımızı güncelleyip gözden geçireceğiz. Bunları yaparken de kapsamlı bir değişikliğe ihtiyaç var. Ölçme ve değerlendirme ile sınav sistemlerini değiştireceğiz.
Yasal değişikliklere ihtiyaç olacak. YÖK ve TBMM ile ilişkilerimiz olacak bu konuda. Artık 1,5 milyon öğrenciye ulaşacağı görülen bir süreçte dünyadaki İngiltere, Çin ve Hindistan’daki açık öğretim normlarını yakalamak istiyoruz. Buralardaki yöntem ve teknolojileri kullanıp açık öğretimi çok daha etkin ve verimli hale getirmek istiyoruz.”
Prof. Dr. Aydın, örgün öğretimden açık öğretime geçiş olduğunu, ancak açık öğretimden örgün öğretime geçiş olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
”YÖK ile yaptığımız toplantılara bağlı olarak lisans yatay geçiş yönetmeliğinde değişiklik yapıldı. Sanırım gelecek birkaç ay içinde bu çıkacak. Artık açık öğretim öğrencisi, başarı kriterlerini tutturması durumunda okuduğu bölümden herhangi bir örgün eğitime geçiş yapabilecek. Örneğin işletmeden, İktisadi ve İdari Bilimlere, edebiyata veya eğitime gidebilecek. Bu devrim niteliğinde bir uygulamadır. Açık öğretim öğrencisinin önünü açma uygulamasıdır. Önümüzdeki dönemlerde mevzuatlarımızı buna uygun hale getireceğiz. Açık öğretime gelen öğrenciye artık açıktan mezun olacaksın durumu ortadan kalkacak. Başarılı öğrencilerin açık öğretimde önünü açacağız. Kimse sanmasın ki üniversiteyi kazanamayanlar açık öğretime gidiyor. Hayır bu sistemin içinde son derece başarılı öğrenciler var. Bundan sonra da gelecektir. Bu başarılı öğrencileri açık öğretime çekmek istiyoruz.”
-AÇIK ÖĞRETİM ÖĞRENCİSİNE BURS
Bunun yanında açık öğretim öğrencisi için üniversite sınav kılavuzunda yapılacak değişiklikle burs vereceklerini bildiren Prof. Dr. Aydın, şunları söyledi:
”Biz onlara sınırlı sayıda da olsa örgünde olduğu gibi bizi tercih ettikleri takdirde burs uygulamalarından yararlanma imkanı vereceğiz. Yani yeni bir açık öğretim süreci başlıyor. Bu uluslararası normlara oturtulacak. Bu bağlamda çalışacağız. YÖK’de de bu anlamda bir komisyon var, onun içinde olacağız. 6 üniversite uzaktan eğitime giriyor. Bazı alanları onlara bırakacağız. Güçlü olan alanlarda biz olacağız.”
Prof. Dr. Aydın, ”Her işi yaparım” mantığıyla bir kurumun başarılı kılınamayacağını savunarak, ”Bu anlayış içinde diğer uzaktan eğitim yapan üniversitelerle işbirliği yapacağız. Bizdeki birikimi kimsenin yakalama şansı yok. Ancak bizim katkımız olacak. Açık öğretim, başarılı olduğumuz sürece hiçbir yere gitmez. Bu kentimizin ve üniversitemizin bir parçasıdır” dedi.
-”HİÇBİR BİRİM KAPATILMAYACAK”-
Prof. Dr. Aydın, bir gazetecinin ”AÜ’nün vitrini Radyo A, TV A, Anadolu Haber, Tiyatro Anadolu ve Senfoni orkestrasının kapanacağı yönünde bazı dedikodular var” demesi üzerine, üniversitenin vakıfları ve bunların şirketlerinin bir süredir tasfiye sürecine girdiğini bildirdi. Prof. Dr. Aydın, şöyle devam etti:
”Artık vakıf ve şirket yok. İki kaynağımız var. Bunun biri bütçe, diğeri Açıköğretim Döner Sermayesidir. İkisi de resmidir. Bu sistemin içinde bütün faaliyetlerinizi hukuksal bir temele oturttuğunuz takdirde bütçeden ve döner sermayeden para ödersiniz. Artık bir talep geldiğinde ‘vakıftan veya şirketten öde’ der konumunda değiliz. Önceki rektörler Prof. Dr. Engin Ataç da Prof. Dr. Fevzi Sürmeli de bu konumda olmadı. Giderek daraldı. Öyle olunca bu tür faaliyetlerin sürdürülebilirliği sorunu ortaya geldi. Senfoni orkestrasının bütün elemanlarının konservatuvar çatısı altına girmesi lazım. Televizyon ve diğer yayınlar için de iletişim bilimleri fakültesinin çatısı altına girmesi lazım. Dolayısıyla sistemin içinde hukuksal zemini olmayan birimleri bu zemin içine sokmaya çalışıyoruz.
Yeni bir performans uygulamasına geçiyoruz. Her birimin performansını ölçmemiz lazım. Bunun için de o faaliyetleri ilgili birimin içine koymanız gerekiyor. Böyle olunca bazı sıkıntılar doğal olarak geliyor. Kesinlikle hiçbir birimi kapatma niyetinde değiliz ama onların faaliyetlerini yasal zeminde finanse edebilecek bir hukuksal düzenleme içindeyiz. O arkadaşlarımız da ilgili birimin şemsiyesi altında faaliyetlerini sürdürecekler.”
30 Ekim Cuma Okullar Tatil
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 30 Ekim Cuma günü Türkiye genelinde tüm eğitim kurumlarını tatil etti. Eğitim kurumları bahçeler dahil dezenfekte edilecek.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, valiliklere ”Okulların Tatil Edilmesi” konulu bir genelge gönderdi.
Çubukçu, genelgede şunları kaydetti:
”Gripten koruma ve yayılmasını önlemek amacıyla tedbir olarak 30 Ekim Cuma günü ülkemiz genelinde okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim kurumları ile yaygın eğitim kurumları, özel okullar, dershaneler ve etüt eğitim merkezleri 1 gün süreyle tatil edilecektir.
Bu süre içerisinde bakanlığımıza bağlı bütün okullar, belediyeler, il özel idareleri, okul aile birlikleri, sivil toplum örgütleri ve diğer yerel kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak okulların tüm bölüm ve ünitelerinin (derslik, büro, atölye, yatakhane, yemekhane, mutfak, bahçe, oyun alanı ve bütün müştemilat) dezenfekte edilecektir.
Özel okullar, dershaneler, etüt eğitim merkezleri dezenfekte çalışmalarını kendi imkanlarıyla gerçekleştirecektir.”
Dünyanın en iyi 100 üniversitesi
Dünyanın en iyi 100 üniversitesinin listesi şöyle sıralanıyor:
1- HARVARD Üniversitesi (ABD)
2- CAMBRIDGE Üniversitesi (Büyük Britanya)
3- YALE Üniversitesi (ABD)
4- UCL (University College London) (Büyük Britanya)
5- IMPERIAL College London (Büyük Britanya)
6- OXFORD Üniversitesi (Büyük Britanya)
7- CHICAGO Üniversitesi (ABD)
8- PRINCETON Üniversitesi (ABD)
9- MASSACHUSETTS Teknoloji Enstitüsü (MIT) (ABD)
10- CALIFORNIA Teknoloji Enstitüsü (Caltech) (ABD)
11- COLUMBIA Üniversitesi (ABD)
12- PENNSYLVANIA Üniversitesi (ABD)
13- JOHNS HOPKINS Üniversitesi (ABD)
14- DUKE Üniversitesi (ABD)
15- CORNELL Üniversitesi (ABD)
16- STANFORD Üniversitesi (ABD)
17- Ulusal Avustralya Üniversitesi (Avustralya)
18- MCGILL Üniversitesi (Kanada)
19- MICHIGAN Üniversitesi (ABD)
20- ETH Zurich (İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü) (İsviçre)
21- EDINBURGH Üniversitesi (Büyük Britanya)
22- TOKYO Üniversitesi (Japonya)
23- KING’S College London (Büyük Britanya)
24- HONGKONG Üniversitesi (Hong Kong)
25- KYOTO Üniversitesi (Japonya)
26- MANCHESTER Üniversitesi (Büyük Britanya)
27- CARNEGIE MELLON Üniversitesi (ABD)
28- École normale supérieure (Fransa)
29- TORONTO Üniversitesi (Kanada)
30- Ulusal Singapur Üniversitesi (Singapur)
31- BROWN Üniversitesi (ABD)
32- NORTHWESTERN Üniversitesi (ABD)
33- CALIFORNIA Üniversitesi, UCLA (ABD)
34- BRISTOL Üniversitesi (Büyük Britanya)
35- HONG KONG Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (Hong Kong)
36- ÉCOLE POLYTECHNIQUE (Fransa)
37- MELBOURNE Üniversitesi (Avustralya)
38- SYDNEY Üniversitesi (Avustralya)
39- California Üniversitesi, BERKELEY (ABD)
40- BRITISH COLUMBIA Üniversitesi (Kanada)
41- QUEENSLAND Üniversitesi (Avustralya)
42- École Polytechnique Fédérale de LAUSANNE (İsviçre)
43- OSAKA Üniversitesi (Japonya)
44- TRINITY College (İrlanda)
45- MONASH Üniversitesi (Avustralya)
46- Çin Hong Kong Üniversitesi (Hong Kong)
47- Ulusal Seul Üniversitesi (Güney Kore)
48- NEWSOUTH WALES Üniversitesi (Avustralya)
49- TSINGHUA Üniversitesi (Çin)
50- AMSTERDAM Üniversitesi (Hollanda)
51- KOPENHAG Üniversitesi (Danimarka)
52- NEW YORK Üniversitesi, NYU (ABD)
53- PEKİN Üniversitesi (Çin)
54- BOSTON Üniversitesi (ABD)
55- Technische Universitaet Münih, TUM (Almanya)
56- TOKYO Teknoloji Enstitüsü (Japonya)
57- HEIDELBERG Üniversitesi (Almanya)
58- WARWICK Üniversitesi (Büyük Britanya)
59- ALBERTA Üniversitesi (Kanada)
60- LEIDEN Üniversitesi (Hollanda)
61- AUCKLAND Üniversitesi (Yeni Zelanda)
62- WISCONSIN Üniversitesi-Madison (ABD)
63- AARHUS Üniversitesi (Danimarka)
64- ILLINOIS Üniversitesi, Chicago (UIC) (ABD)
65- Katholieke Universiteit, LEUVEN (Belçika)
66- BIRMINGHAM Üniversitesi (Büyük Britanya)
67- LONDON School of Economics and Political Science (Büyük Britanya)
68- LUND Üniversitesi (İsveç)
69- KAIST Kore İleri Bilim Enstitüsü (Güney Kore)
70- YORK Üniversitesi (Büyük Britanya)
71- UTRECHT Üniversitesi (Hollanda)
72- Cenevre Üniversitesi (İsviçre)
73- Nanyang Teknoloji Üniversitesi (NTU) (Singapur)
74- WASHINGTON Üniversitesi, St. Louis (ABD)
75- UPPSALA Üniversitesi (İsveç)
76- CALIFORNIA Üniversitesi, San Diego (ABD)
77- TEXAS Üniversitesi, Austin (ABD)
78- NORTH CAROLINA Üniversitesi, Chapel Hill (ABD)
79- GLASGOW Üniversitesi (Büyük Britanya)
80- WASHINGTON Üniversitesi (ABD)
81- ADELAIDE Üniversitesi (Avustralya)
82- SHEFFIELD Üniversitesi (Büyük Britanya)
83- DELFT Teknoloji Üniversitesi (Hollanda)
84- WESTERN AUSTRALIA Üniversitesi (Avustralya)
85- DARTMOUTH College (ABD)
86- GEORGIA Teknoloji Enstitüsü (ABD)
87- PURDUE Üniversitesi (ABD)
88- STANDREWS Üniversitesi (Büyük Britanya)
89- University College DUBLIN (İrlanda)
90- EMORY Üniversitesi (ABD)
91- NOTTINGHAM Üniversitesi (Büyük Britanya)
92- NAGOYA Üniversitesi (Japonya)
93- ZÜRİH Üniversitesi (İsviçre)
94- Freie Universitaet, BERLIN (Almanya)
95- Ulusal Tayvan Üniversitesi (Tayvan)
96- SOUTHAMPTON Üniversitesi (Büyük Britanya)
97- TOHOKU Üniversitesi (Japonya)
98- Ludwig-Maximilians-Universitaet, Münih (Almanya)
99- LEEDS Üniversitesi (Büyük Britanya)
100- RICE Üniversitesi (ABD)
Sera Etkisi ve Küresel Isınma
Sera Etkisi ve Küresel Isınma
Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.)
Atmosferin, ışığı geçirme ve ısıyı tutma özelliği vardır. Atmosferin ısıyı tutma yeteneği sayesinde suların sıcaklığı dengede kalır. Böylece nehirlerin ve okyanusların donması engellenmiş olur. Bu şekilde oluşan, atmosferin ısıtma ve yalıtma etkisine sera etkisi denir. Dünya atmosferi cam seralara benzer bir özellik gösterir.
Son yıllarda atmosferdeki CO2 miktarı hava kirlenmesine bağlı olarak hızla artmaktadır. Metan, ozon ve kloroflorokarbon (CFC) gibi sera gazları çeşitli insan aktiviteleri ile atmosfere katılmaktadır. Bu gazların tamamının ısı tutma özelliği vardır.
CO2 ve ısıyı tutan diğer gazların miktarındaki artış, atmosferin ısısının yükselmesine sebep olmaktadır. Bu da küresel ısınma olarak ifade edilir. Bu durumun, buzulların erimesi ve okyanusların yükselmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracak iklim değişmelerine yol açmasından endişe edilmektedir.
İnsanların çeşitli faaliyetlerinin küresel ısınmaya katkısı şöyledir:
• Enerji kullanımı %49,
• Endüstrileşme %24,
• Ormansızlaşma %14,
• Tarım %13′tür.
Teknolojinin zararları nelerdir ? (Yeni)
TEKNOLOJİNİN ZARARLARI
Teknoloji insanların hayatlarını yoluna koymak için tasarlanmıştır. Her yıl çok daha fazla araba yollara çıkmakta. bu yeni araçlar önceki modellerden daha çevreyle barışık olmasına rağmen, artan araç sayısını inkar edemez.. Teknolojinin çevresel etkileri sadece son zamanlarda idrak edildi.
• Ozon incelmesi ve delinmesi – otomobiller ve aerosol kutuların fazlalığına bağlı olarak
• Yağmur ormanlarının katledilmesi – toprakların genişletilmesi, kağıt ürünleri için kesim gibi…, hayvan endüstrisi için milyonlarca hayvanın üretilebileceği çayırlar yaratmak için.
Gerek termik santrallerden, gerekse fabrika bacalarından, araba egzozlarından çıkan zehirli gazlar, gün geçtikçe atmosferdeki havayı daha da kirletiyorlar. Sadece havayı kirletmekle kalmıyor, çok yoğunlaştığı zaman, asit yağmuru şeklinde toprağı da etkiliyorlar. Hava kirliliğine yol açan gazların insan sağlığını nasıl etkilediği yıllardır araştırılan bir konu. Hava kirliliğinde en çok açığa çıkan gazlardan biri olan sülfürdioksit, solunum yolu problemlerine yol açıyor; üstelik akciğer dokusunu da zedeliyor. Monoksit, sinir sisteminin çalışmasını etkiliyor. Kurşun ise çocuklarda beyin zararlarına yol açıyor. Yine bol miktarda bulunan nitrojendioksit, nefes almayı güçleştirirken astıma da neden oluyor.
Bugün çoğu insanın karşı karşıya kaldığı elektromanyetik alanların zararları sigara içmek, nükleer radyasyon, yoğun hava kirliliği,kronik yetersiz beslenme ve benzerlerinden olasılıkla daha az zararlıdır. Ancak maruz kaldığımız alanların günden güne artıyor olması ve etkilerinin ancak uzun vadede ortaya çıkabilecek olması bu durumu değiştirebilir.
Yüksek gerilim hatları yakınındaki evlerde yaşayan çocuklarda çocukluk çağı kanserlerindeki artışın epidemiyolojik olarak gösterilmesi ile tüm bu konudaki araştırmalar US National Academy of Sciences (Amerikan Bilimler Akademisi) tarafından tekrar incelenmiş ve 1996 yılında yüksek gerilim hatları yakınında yaşayan çocuklarda lösemi görülme riskinin diğerlerine göre 1.5 katı fazla olduğu Amerikan Bilimler Akademisi tarafından kabul edilmiştir.
Yapılan epidemiyolojik çalışmalar yüksek gerilim hatları ve elektrikli aletlerin (0-300 Hz) kanser riskini artırdığını göstermektedir. 0-300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri nedeniyle en çok etkilenen dokular beyin sıvısı ve kan, ikincil derecede etkilenen dokular ise göz, göz sıvısı, troid, kas, gastrointestinal sistem, prostat ve testis dokularıdır.
Nükleer santrallerde atom çekirdekleri parçalanarak enerji sağlanır.Atomun çıkardığ ısı enerjisi yüksektir,ama çıkardığı radyasyon ancak özel binalarda veya kurşun mezarlarda saklanır ve uzun yıllar radyasyon yayar.Ayrıca santraldeki ufak bir sızıntı milyonlarca canlının radyasyona maruz kalmasına sebep olacaktır.Örneğin;1986 yılında Rusya’da Çernobil Nükleet Santrali’ndeki sızıntıdan 3milyon insan radyasyona maruz kalmış,radyasyon,Karadeniz kıyılarına kadar ulaşmıştır.






Hava Durumu



