Kahve’nin Faydaları
Reklamlar
The Telegraph’ta yer alan habere göre, Atina Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmaya, Yunanistan’ın Ikaria Adası’nda yaşayan ve yaşları 65′in üzerindeki 700 yaşlı katıldı. Araştırma, her gün bir fincan kahve içenlerin kalp çevresindeki damarlarının daha esnek olduğunu gösterdi.
Araştırmanın, yüksek tansiyonu bulunan ve kan damarları kalp taraması kullanılarak test edilen 485 katılımcı üzerinde odaklandığı kaydedildi. Sert damarların kalp hastalığıyla ilişkili olduğunu belirten uzmanlar, bunun gelecekte kalp problemlerinin bir işareti olarak dikkate alınmasını söylüyorlar.
Günde 1 ya da 2 fincan kahve içen hastaların, hiç kahve içmeyenler ya da daha çok kahve içenlerle karşılaştırıldığında ana kan damarlarının daha esnek olduğu belirlendi.
Stockholm’deki Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin kongresinde kamuoyuna sunulan çalışmada, çok daha fazla miktarda içilen kahvenin ise kan damarları üzerinde sağlıklı etkisinin olmadığı belirtildi.
Sonuçlara dayanılarak, yüksek tansiyonu olan kişilerin yeterli miktarda kahve içmeleri öneriliyor.
Kitap kapağı tasarlama
Kitaplarınızı veya ajandanızı kumaş veya süsleme ürünleri ile kendinize göre tasarlayabilir ve hoşunuza gidecek kitap kapakları yapabilirsiniz. Öncelikle kumaş kullanacaksanız onları uygun boyutta keserek kapağa yapıştırın. Örnekleri aşağıdan inceleyebilirsiniz.
Tere tohumunun faydaları
Tere tohumunun faydaları nelerdir bu yazımızda bunu açıklayacağım.
Her sabah bir kaşık tere tohumu ile birlikte balı karıştırdığınız zaman ve her sabah bir bardak içtiğiniz zaman daha hızlı zayıfladığınızı göreceksiniz.
Tere tohumu kuvvet vericiliğinin yanında vitamin eksikliklerinde kişilere önerilir. Aynı zaman da iştah açıcı olarak kullanılır.
Afrodizyak özelliği olduğu bilinir.
Hastalıklara karşı direnç artırıcıdır.
Sigaranın var olan zararlarını azaltıyor.
Tere tohumu düzenli yenildiği taktirde balgamı azaltıyor.
Belirtmeliyim ki sadece tere tohumu kullanarak tere tohumunun yararlarından % 100 verim alınması mümkün olmayabilir. Bunun yanında aynı faydaları olan bitkiler de kullanılabilir.
Tere otunun ilaç şeklinde olanları da piyasaya sürülmüş olmasının yanında belirtmem gerekir ki sizlere ilaç değil de doğal olanını tavsiye ediyorum.
12 Dev Adam Müziği Şarkısı Dinle
12 Dev Adam
Uh a dev adam oniki dev adam
Uh a dev adam hey hey hey hey
Her zaman yanındayız
Yalnız bırakmayacağız
Kalpler senle birkez daha
Şampiyon olacağız
Uh a dev adam oniki dev adam
Uh a dev adam hey hey hey hey
Devamını Okumak için tıklayınız…
İstanbul İşkur Adresleri, Telefon Numaraları
| İşkur İstanbul İl Müdürlüğü | Adres: Hacı Mimi Mah. Lüleciler Cad. No:4
Beyoğlu/İSTANBUL Faks: 0.212.249 08 61 istanbul@iskur.gov.tr |
| İşkur Bahçelievler Şube MüdürlüğüBağlı İlçeler: Bahçelievler, Avcılar, Küçükçekmece, Güngören | Adres: Şirinevler Mah. Mareşal Fevzi Çakmak Cad. 2. Sok. No:14
Bahçelievler/İSTANBUL Tel: 0.212.551 41 75 – 551 33 38 Faks: 0.212.503 45 49 bahcelievler@iskur.gov.tr |
| İşkur Bayrampaşa Şube MüdürlüğüBağlı İlçeler: Bayrampaşa, Eyüp, Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Esenler | Adres: Abdi İpekçi Cad. Özel İdare İş Merkezi No:150/1
Bayrampaşa/İSTANBUL Tel: 0.212.480 05 19 – 480 05 20 Faks: 612 44 38 bayrampasa@iskur.gov.tr |
| İşkur Büyükçekmece Şube MüdürlüğüBağlı İlçeler: Büyükçekmece, Çatalca, Silivri | Adres: Fatih Mah. Kalyon Sok. No:5
Büyükçekmece/İSTANBUL Tel: 0.212.883 80 44 – 883 80 45 – 883 80 47 Faks: 0.212.883 80 43 buyukcekmece@iskur.gov.tr |
| İşkur Beyoğlu Şube MüdürlüğüBağlı İlçeler: Eminönü, Fatih, Beyoğlu, Zeytinburnu, Bakırköy | Adres: Hacı Mimi Mah. Lüleciler Cad. No:4
Beyoğlu/İSTANBUL Tel: 0.212.243 76 12 – 243 76 13 – 243 76 14 Faks: 0.212.243 76 93 beyoglu@iskur.gov.tr |
| İşkur Kadıköy Şube MüdürlüğüBağlı İlçeler: Kadıköy, Üsküdar, Beykoz, Adalar | Adres: Fahrettin Kerim Gökay Cad. No:7
Kadıköy/İSTANBUL Tel: 0.216.418 34 55 – 418 34 57 Faks: 0.216.418 34 35 kadikoy@iskur.gov.tr |
| İşkur Pendik Şube MüdürlüğüBağlı İlçeler: Pendik, Kartal, Maltepe, Tuzla | Adres: Adnan Menderes Bulvarı No:11
Pendik/İSTANBUL Tel: 0.216.354 22 91 – 354 22 92 Faks: 0.216.390 84 76 pendik@iskur.gov.tr |
| İşkur Şişli Bölge MüdürlüğüBağlı İlçeler: Şişli, Beşiktaş, Sarıyer, Kağıthane | Adres: Abide-i Hürriyet Cad. Palazoğlu Sok. No:10
Şişli/İSTANBUL Tel: 0.212.291 09 25 – 234 68 04 – 234 68 05 – 234 68 06 Faks: 0.212.291 09 24 sisli@iskur.gov.tr |
| İşkur Ümraniye Bölge MüdürlüğüBağlı İlçeler: Ümraniye, Sultanbeyli, Şile | Adres: Atatürk Mah. Alemdağ Cad. Muhtar Sok. No:9
Ümraniye/İSTANBUL Tel: 0.216.523 90 26 Faks: 0.216.523 90 25 umraniye@iskur.gov.tr |
Beylerbeyi simit sarayı
Boğaz’ın önemli eserleri arasında yer alan Beylerbeyi Sarayı adeta kaderine terk edilmiş. Sarayın içi mobilya dükkanını andırırken, sarayın bahçesinde çay-simit vs satılan kafeteryada plastik muşambalı sandalyeler ve plaj şemsiyelerinin yakışıksız hali sarayın ihtişamını ayaklar altına almış görünüyor. Gerek mimari gerek dekoratif açıdan büyük öneme sahip Beyberbeyi Sarayı’nın son hali görenlerin yüreğini burkuyor
İmparatorluklara başkentlik yapan, dünyanın en stratejik kentlerinden olan İstanbul, günümüzde, içinde barındırdığı tarihi değerleriyle yerli ve yabancı tarih meraklılarının ilgisini çekiyor. Özellikle Boğaz kıyısındaki Topkapı Sarayı, Ayasofya, Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Küçüksu Kasrı ve Ortaköy Camii gibi rönesans döneminin sanatsal izlerini taşıyan eserler, kentin mimari dokusunu oluşturuyor.
Dışarından bakıldığında göz kamaştıran bu yapılar İstanbul’u İstanbul yapan eserlerdir. Peki ya, tarihten günümüze gelen bu değerleri ne kadar koruyoruz, ya da mimari dokusuna uygun dekorasyonda kullanıyor muyuz? Gazete Habertürk yazarı Rahşan Gülşan’ın kaleme aldığı kentlerin değişimi konulu bir yazının ardından bir okurumuz mimari açıdan değer taşıyan Beylerbeyi Sarayı’nın mobilya dükkanını andıran fotoğraflarını göndermişti. Rahşan Gülşan’ın kaleme aldığı bu sorun, kentsel değerlerin ne derece sorumsuzca kullanıldığının işaretiydi.
SARAYIN BAHÇESİNDE ÇAY KEYFİ
Bize gelen fotoğraflarda da gördüğümüz durum hiç yakışık değildi. 1800’lü yıllarda yaptırılan, çeşitli Batı ve Doğu üsluplarıyla kaynaştırılan iç mimarisiyle öne çıkan Beylerbeyi Sarayı’nın bahçesinde, plastik muşamba ile sarılı sandalyeler, üzeri bezle örtülü mangal sofrasını andıran masalar ve plaj havası veren şemsiyelerle sarayın o ihtişamını alt seviyelere düşürmüştü. Sarayın içi elbette böyle yakışıksız görüntülerle dolu değildi! Ancak dış bahçesi çay keyfi yapılmak üzere yeniden dizayn edilmiş (!) bir izlenim veriyordu. Sarayın iç yapısına baktığımızda gördüğümüz: Köşe odalarındaki geleneksel Türk evi planları, orjinalleri Mısır’dan getirtilen hasırlar, Hereke yapımı büyük boyutlu halı ve kilimleri, Bohemya kristal avizeleri, Fransız saatleri, Çin, Japon, Fransız Yıldız vazoları gibi birbirinden değerli eserler sarayın dekoratif açıdan zenginleştiriyor. Ancak dış bahçesi tarihi eserlere duyarsız kalan, ya da bu değeri keyfine göre kullanma hakkını kendinde görenler yüzünden fakir bir hale düşüyor.
KÜÇÜKSU MOBİLYACI GİBİ
Bir de duyarlı davranarak konuyu dikkate alan okurumuzdan dinleyelim: Beylerbeyi Sarayı’nın kafeteryası plastik sandalyelere boğulmakla kalmamış. Semt pazarlarında görebileceğiniz muşamba örtülü masalarla “sıra dışı” olarak dahi yorumlanamayacak berbat bir hale gelmiş. Sarayın bahçesindeki gecekondumsu görüntü ve plastik sandalyelerden bahsetmek bile istemiyorum. Ayrıca aynı gün hem Beylerbeyi Sarayı’na hem de Küçüksu Kasrı’na gittim. Bizim için büyük önemi olan her 2 tarihi mekanda adeta mobilyacı dükkanını andırıyordu. Sadece mobilya yığınlarının olduğu mekanların geçmişinde dekorasyonun parçası olan hiçbir tarihi aksesuvara yer verilmemiş miydi? Osmanlı döneminde acaba hiç mi aksesuvar yoktu, sultanlar sadece mobilyalardan ibaret mekanları mı tercih ediyordu? Bence Fransa’nın İspanya’nın meydanlarını bire bir kopyalamaya çalışıp, özgün olanı yapmaktan kaçınmak yerine illa da bir şey örnek almak istiyorsak, her 2 ülkenin de tarihi eserlerine nasıl sahip çıktıklarını örnek alalım. Bu ülkelerde gezdiğiniz saraylar, tarihi eserler ah keşke buralarda yaşayabilme şansım olsaydı hissi yaratırken bizimkiler ne yazık ki üzüntünün yarattığı baş ağrısıyla hemen bir kaçsam da bu çirkinliği görmesem duygusu yaşatıyor.” Beyberbeyi Sarayı’nın son hali bu… Manzara tarihi eserlere verilen değer açısından vahim. Gecekondu bahçesini dekore eder mantığıyla şemsiye, sandalye vs serpiştirilen sarayın kafeteryasından yaşanan bu görüntüler bir an önce kaldırılmalı ve sarayın ihtişamına yakışır bir dekorasyona yapılmalı…
Ahşap sarayın yerine yapılan “Beylerbeyi”
BEYLERBEYİ ve çevresinin yerleşim alanı olarak kullanılması tarihte oldukça gerilere, Bizans dönemine kadar gider. 18. yüzyılda yaşamış olan ünlü gezgin İnciciyan’a göre, Büyük Kontstantinus’un diktirdiği bir haçtan dolayı Bizans döneminde “İstavroz Bahçeleri” adıyla anılan yöre, Osmanlılar döneminde Padişahların Has Bahçeleri’nden biri olarak kullanılmıştır. Yine İnciciyan’a göre buraya “Beylerbeyi” adının verilişi, 16. yüzyılda Beylerbeyi Mehmed Paşa’nın burada bulunan köşkünden kaynaklanır. Bugünkü Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz tarafından II. Mahmud’un ahşap Sahil Sarayı yıktırılarak 1861-1865 yılları arasında, dönemin tanınmış mimarı Serkis Balyan’a yaptırılmıştır. SARAY genellikle yaz aylarında, özellikle de yabancı devlet başkalarının ağırlanmasında kullanılmıştır. Sırp Prensi, Karadağ Kralı, İran Şahı, Fransız İmparatoriçesi Eugenie bunlardan bazılarıdır. Sultan II. Abdülhamid de 1918 yılında, ömrünün son altı yılını geçirdiği bu sarayda ölmüştür. Onarımlarla birlikte Beylerbeyi Sarayı, döneminin özgün bir yazlık sarayı olarak “Boğaziçi Kültürü” içinde yerini almış durumdadır. Bahçelerinde ve tarihsel Tünel içinde oluşturulan kafeterya ve satış reyonlarıyla müze-saray olarak konuklara çağdaş düzeyde hizmetler sunulmakta, bu reyonlarda Kültür- Tanıtım Merkezi’nce hazırlanan tanıtıcı nitelikte kitap, kartpostal ve poster gibi yayınların yanı sıra çeşitli türde hediyelik eşya satışı yapılmaktadır.






Hava Durumu



