Facebook Ne Kadar Ediyor?
Reklamlar
İnternet artık günümüzde belki de en fazla para dönen sektörlerin başında geliyor. İnternetin bu duruma gelmesinde birçok sebep yatıyor tabii ki fakat sosyal ağların katkısını da göz ardı edemeyiz. Sosyal ağlar arasında 500 milyonu aşan nüfusuyla dünyanın en kalabalık sosyal ağ sitesi olan Facebook da, sadece internet üzerinden başladığı yayın hayatına şu an hayatın her alanında kendisini kabul ettirdi.
Peki Facebook, mali açıdan bakıldığında ne kadar para ediyor? Diğer bir deyişle bu sanal dev popülasyonun değeri ne kadar? Hemen söyleyelim, dünyaca ünlü ekonomi dergisi Forbes’un yaptığı araştırmaya göre Facebook şirketi şu an için 22 Milyar Dolar değerinde! Evet, tam 22 Milyar Amerikan Doları!
Facebook’un büyüme hızı bu şekilde devam ederse, 2011′in ilk çeyreğinde değerinin 25 Milyar Dolar’a çıkacağı düşünülüyor.
Facebook Giriş Sorunu Çözümü
Eğer sisteminizde Javascript yoksa veya Fecabook’a Giriş yapmak istediğinizde şifrenizin hatalı olduğunu söylüyorsa sorun sizden kaynaklanıyordur. Bu sorunun çözümü için için Javascriptin son sürümünü indirebilirsiniz. Şifrenizi hatırlayamıyorsanız veya çaldırdıysanız da Şifremi Unuttum bağlantısını kullanabilirsiniz.
Eğer sorun sistemden kaynaklanıyorsa, yani siteye hiç girilmiyorsa bu büyük ihtimalle Türkiye hatlarındaki sorundan kaynaklanıyordur. Bu sorunun çözümü için ise Vtunnel gibi bir site kullanabilirsiniz..
Facebook’ta Engellenmiyor
Gizlilik skandallarıyla sık sık gündeme gelen dünyanın en büyük iletişim ağı Facebook’da, çok ilginç bir özellik keşfedildi.
Normalde Facebook üzerinden bir kişiyi engellemek mümkün. Ancak görünen o ki bu kural Facebook’un COE’su olan Mark Zuckerberg’e işlemiyor. Kullanıcılar Mark Zuckerberg’i hiç bir şekilde engelleyemediklerini keşfetti.
Engellemeye çalışanları “General block failed error” hatası karşılıyor. Blockzuck.com’sa bu durumu bütün kullanıcılarına duyuruyor ve protestoya çağırıyor. Aslında site orjinal olarak gizlilik skandallarını protesto etmek için Facebook kullanıcılarını engellemeye davet ediyor. Ancak ortaya böyle bir sorun çıkınca site; bu durumu aktif bir şekilde duyurmaya başladı.
Zuckerberg’in neden engellenemediğiyse halen büyük bir soru işareti.
İkhwanbook
Facebook’un istenenden daha büyük bir başarı yakalaması “Müslüman Kardeşler”i harekete geçirdi. Cnnturk’ün haberine göre, Mısır’daki Müslüman Kardeşler hareketi, internette kendi sosyal paylaşım ağlarını kurdu. Adını da Facebook’u temel alarak “İkhwanbook” koydu.
“Yaşamınızı dünyadaki diğer Müslüman kardeşlerle paylaşın” sloganını kullanan sitenin amacı “ılımlı İslam bilinci”ni yaymak.
Ancak ılımlı İslam’ın ne demek olduğu sitede açıklanmıyor.
Müslüman Kardeşler’in bir üst düzey bir yetkilisi, sadece, “Bu şekilde İslami değerlerini daha fazla yaymak istediklerini” söylüyor.
Bu, aynı zamanda hareketin internet ortamındaki varlığını güçlendirme stratejisinin de bir parçası. çünkü, Müslüman Kardeşler için internet, Mısır’da ellerindeki az sayıdaki iletişim kanalından birisi.
Grubun Mısır’daki hareket alanı hayli dar, zira grup Mısır’da yasaklılar listesinde. Gazete ya da broşür çıkarma izinleri yok.
Hatta öyleki, grubun bazı üyeleri, hükümetin “İkhwanbook” sitesini izleyerek grup üyesi olanları tespit etmesi fikrinden endişeli.
Facebook’a göre sitede fotoğraf kullanımı daha az. Kullanıcıların özel hayatı ile ilgili fazla bilgi yok. Eşcinselliğe yaklaşım ise daha katı.
Site son 2 aydır sadece deneme amaçlı olarak faaliyet gösteriyor. Ancak organizatörleri, henüz belli olmayan bir tarihte siteyi kullanıma açacaklarını ve o zaman üye sayısının hızla artmasını beklediklerini söylüyor.
Site ismini ise “Arapça’daki adı İhvan-ı Müslimin yani Müslüman kardeşliğinden alıyor. İlk bakışta Facebook’a hayli benzeyen site için, yaratıcıları “İslami değerlere daha çok saygılı” diyor.
Facebook isim değiştirin
Google Başkanı Eric Schmidt, kendi karanlık tenceresine bakmadan büyük ses getirecek iddialarda bulundu. Peki CEO, neler neler söyledi?
Google, kişiler hakkında, belki de dünyanın en çok şey bilen kuruluşu konumunda. Zaten bu Google Başkanı Eric Scmidt’in, Wall Street Journal Gazetesi’ne yaptığını açıklamayı fazlasıyla ilginç hale getiren nedenlerden biri de bu. Schmidt, Facebook ve Twitter üyelerini, sert iddialarla uyardı ve “hatta, sosyal paylaşım ağlarında, iletişim bu düzeyde devam ederse, yakında insanların isimlerini değiştirmek için mahkemeye başvurabileceklerini” bile iddia etti.
Scmidt, aynen şu açıklamayı yaptı: “Toplumun, her şey kullanıma açık olduğunda, bilindiğinde ve herkes tarafından sürekli kaydedildiğinde neler olacağını anladığına inanmıyorum. Internet dünyanın en Büyük anarşi uygulaması. Kullanıcılar, internete girdikleri kişisel bilgilerden kurtulmak için isimlerini değiştirmek zorunda kalacaklar.” Açıklamayı Google kanadının yapması ve Gmail ve tonla servis üstünden trilyonlarca veri aktarılması da, mevzuyu “manidar” kılıyor.
Facebook ve Twitter’da Kimlere Gıcığız
Bir arkadaşım Facebook sayfasına “Hayat bu” yazmış, sonra da kendi iletisi için kendisi “Beğen” tuşuna basmış! (Zaten Facebook, Polyanna maşallah, “Beğenmeme” tuşu yok mesela!) O dakika o arkadaşımı sanal âlemimden “uçurmak” geldi içimden, çaktırmadan… Sonra, geçenlerde yanından geçtiğim kız geldi mesela aklıma… O beni tanımadı, ben yüzünü anımsadım, nereden tanıdığım zar zor hatırladım. Mesela o niye arkadaş listemdeydi ki?
Ve buldum; halkla ilişkilerle uğraşan, dolayısıyla benden çok yaptığım işle ilgili olan kız, bir partide zorla koluma girip cep telefonundan beni arkadaş olarak eklemiş, sonra da bana “Hadi… Hadi…” yapmıştı. Üç gün sonra da bana bir mesaj attı: “Ay seni çok özledim, bilmem ne firması için parti veriyoruz orada görüşelim mi?”
Facebook’u ev, Twitter’ı otel gibi gördüğümden Facebook’ta az tanıdığım insanlarla alaka kurmazdım ama oluyor böyle kaçaklar işte… Sonra merak ettim, insanların birini Facebook’taki arkadaşlıktan çıkarmaya, Twitter’da izlememeye ne zaman karar verdiğini; nasıl insanların antipatik birer kullanıcı olduklarını? Bir mini anket yaptım. İşte Facebook ve Twitter’da sevilmeyenler…
EYLEM FACEBOOK’TAYSA VARIM!
* Facebook’ta kendi iletisini kendisi beğenenler! Her ileti, her fotoğrafı beğenen hiperaktif kullanıcı da pek sevilmiyor… “Ayşennn çok güzelsin meleğim” gibi karşılıklı övgü yazışmaları da antipatik bulunuyor.
* Hayatında hiçbir şey yapmayıp, etliye-sütlüye karışmayan ama Facebook-Twitter başında en büyük eylemci kesilenler! Günün anlam ve önemine göre profil fotoğraflarını değiştirip duranlar (Yazımda beğen tuşu olsa, bu maddeyi beğenirdim valla)
* Ruh halleri sürekli değişen ve bunu paylaşıp duranlar.
* Tüm bilgi ve fotoğraflarını vb. sınırlamalarına rağmen sürekli başkalarının bilgi ve fotoğraflarını kurcalayanlar.
* Herkesin fotoğrafının altına salak-saçma yorumlar yapanlar.
* Senin bir fotoğrafını görüp kafasında yorum yapan, sonra seni ilk gördüğünde “O fotoğraf neydi öyle”, “Ayyy çok geziyorsun, para bol tabii sende” gibi cümleler döktürenler.
ETİKETLEME CANAVARLARI
* Grup halinde yapılmış eğlencelerin, iş yeri yemeklerinin fotoğraflarını gecikmeden Facebook’ta herkese sergileyen, başkalarının bunu istemeyeceğini düşünemeyen, isim “etiketleme” canavarları…
* İşle ilgili “arkadaşlık” kuranlar, o iş akdi bitince de sizi arkadaşlıktan çıkaranlar ya da tepkilerini oradan belli edenler…
* Kendi duvarına koymakla yetinmeyip mesaj kutunuza sürekli kendi köşe yazısını ya da işle ilgili duyurularını gönderenler…
* İletilerinde “genellemenin”, aşağılamanın alasını yapan, altına 2 eleştiri yazılınca alınıp bozulanlar.
* Nerede olduğunu sanal ortamdan öğrenip sana “hesap soranlar”; “Bana zamanım yok diyorsun ama geziyorsun valla” kinayecileri!
TWITTER’DA ASLAN KESİLENLER
* Özellikle Twitter’da neyin popüler olduğunu kavrayıp “beğenmemenin, laf geçirmenin, aşağı görmenin, çeteleşmenin, bol keseden atıp, bel altından vurmanın” dibine vuranlar…
* Sadece siyasetten söz eden, ahkâm kesenler…
* “Ne kadar da eğleniyoruz”, “Öyle de partiliyoruz, böyle de yiyor içiyoruz” yazıp duranlar (O anda o kadar eğleniyorsan, elinde cep telefonunun işi ne?)
* İki saniye de bir Twitter iletisi giren; tahmini günlük tweet sayısını fersah fersah aşanlar. İletiler de şöyle: “Ne yapmalı?”, “Goooolll”, “Süper”, “Uyku”, “Açım”, “Gitsem mi, kalsam mı!”
* Twitter’da seni izleyip “Beni de izlesene ne olur” diyenler…
* Girer girmez “Ahmet Hakan-Oray Eğin-Nazlı Ilıcak” üçlüsünü izlemeye başlayanlar…
* Sürekli yabancı dil kullananlar… (İki Türk’ün aralarında sürekli İngilizce yazışmasını izlemek ilginç olabiliyor doğrusu).
* Bir şey soran ama hiçbir yanıta yanıt vermeyenler…
* Faşist eğilimleri olanlar, sürekli şikâyet edenler…
* Bir de Twitter kafasıyla düşünenler… İlk önce keyifle izliyorsun böylelerini, 140 kelimelik felsefeler yapıyorlar… Ama bir süre sonra bu durum o kişinin doğallığından şüphe etmene yol açıyor; birinin sürekli Twitter zihniyle düşünüyor olması, aynı tür iletileri aynı tadı vermeye başlıyor.






Hava Durumu



