Diş Teli Fiyatları


Reklamlar

İnsanların en önemli organlarından olan dişler çocukluktan ölene kadar devamlı olarak kullanmaya mecbur olduğumuz bir uzvumuzdur. Böylesine önemli bir organa gereken önemi vermek hiç kuşkusuz mecbur olduğumuz bir durumdur.

Nitekim diş sağlığı bozulan birçok kişi bu durumun nedeni olarak geçmişte dişlerine önem vermemeleri olarak görmektedirler. Diş sağlığımızı korumak için mutlaka sıcak ve soğuk yiyecekleri birlikte tüketmemeliyiz. Ayrıca günde en az 2 defa fırçalamalıyız. Bu 2 defa fırçalamanın biri gece yatmadan önce olmalıdır. Zira gece ağzımızda bakteriler çoğalmaya devam ederler.
Diş estetiği konusunda sorunu olan kişiler aslında dişlerinde sorun olmadığını bilmelidirler. Nitekim dişlerin ağzın içinde çarpık büyümesi tamamen çene yapısı ile alakalı bir durumdur. Çenesi küçük yapılı kişilerin dişleri yeterli alan bulamadıkları için birbirlerini iter ve bunun sonucunda çarpık dişler meydana gelir…

Aynı şekilde çene yapısı büyük olan kimselerin dişlerinin arasında oluşan boşluklarda bu yüzdendir. Diş estetiğini bozan bir başka durumda gereğinden fazla dişin oluşmasıdır. Bu durum genellikle genetik faktörlerden dolayı meydana gelen bir rahatsızlıktır.,

Diş estetiğini düzeltmek için oluşturulmuş tıp biriminin adı ortodontidir. Ortodonti de tedavi konusunda en önemli nokta birçok hastalıkta olduğu gibi erken teşhistir. Nitekim kişilerin diş çarpıklık problemleri çocukluk çağında tedavi edilirse sonuçlar çok daha başarılı olabilmektedir.

Diş teli takmak çok eski zamanlardan beridir uygulanan bir tedavi yöntemi olmasına karşın etkinliğini yitirmemiştir. Bunun en önemli sebebi diş teli tedavisinin diğer tedavilere oranla daha güvenilir ve uygulanabilir olmasıdır. Diş teli takılan hastalarda birkaç yıl içerisinde başarılı sonuç alınabilmektedir.

Ancak diş teli tedavisinin en kötü yanı hastalar da oluşturduğu psikolojik problemlerdir. Nitekim toplum tarafından fazlaca dikkat çeken kişiler oldukça etkilenmekte ve ilerde ruhsal problemler yaşamaktadırlar. Bunu önlemenin yolu ise hastaların bunun bir tedavi yöntemi olduğunu kendi bilinçlerine yansıtmalarıdır.

Estetik Diş teli fiyatları seçilecek kurum, doktor ve kullanılacak malzemeye göre 1000 TL ile 5000 TL aralığında değişiklik gösterebilmektedir.

Ortodonti tedavisine yetişkin ilgisi arttı

Diş Doktoru Hakan Gürcan Gürel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ortodonti tedavisinin, ağız hijyeninin sağlanmasını kolaylaştırarak diş ve diş eti sağlığının korunmasında etkili olduğunu söyledi.

Sadece dişleri kapsayan ortodontik bozuklukların düzeltilmesinde yaşın sorun olmadığını belirten Gürel, her yaşta uygulanabilen bu yöntemin, kısa vadede dişlerin estetik görünümüne ve sağlığına yapılacak akıllı bir yatırım olduğunu ifade etti. Gürel, şöyle konuştu:

”Gelişen teknolojiyle beraber ortodontik tedavi yöntemleri yetişkinlerde de yaygın olarak kullanılmaya başladı. Braketleri düşündüğünüzde aklınıza ilk gelen gençler olsa da ortodontik tedavi, yaşları ne olursa olsun insanlara yarar sağlayabilir. Bugün çok sayıda yetişkin rahatsız edici bir gülümsemeyi düzeltmek için tel takıyor. Hem daha az görünür braketler hem de daha uygun ödeme planları gibi modern ortodontik ilerlemeler, tedaviyi yetişkinler için çekici bir seçenek yapmaktadır. Braketler daha sık görülmeye başlandı. Erişkinlerin ortodontik tedavi görmesi onların kendilerine ne kadar değer verdiğini ve bakımlı olduğunu gösteriyor.”

”ORTODONTİ TEDAVİSİYLE DİŞLERİN ÖMRÜ UZAR”

Dişsel çapraşıklık ve kapanış bozukluğu olan yetişkin bireylerde diş çürüğü, diş aşınmaları, diş eti ve eklem problemlerinin görülme riskinin artacağına dikkati çeken Gürel, ”Toplumumuzda erişkin dönemde görülen dişsizlik oranı, diş hekimliğindeki gelişmelere paralel olarak geçmiştekine nazaran büyük bir düşüş göstermiştir. Bu olayda beraberinde yetişkin bireylerde ortodontik tedavi ihtiyacının artmasına neden olmuştur” dedi.

Gürel, çeneler arasındaki uyum bozukluklarının yetişkinlerde cerrahi müdahalelerle düzeltilebileceğini belirtti.

DÜZGÜN DİŞLERİN BAKIMI DAHA KOLAY

Düzgün sıralanmış dişlere sahip ağızlarda dişlerin daha kolay temizlenebildikleri için diş eti rahatsızlığının görülme riskinin azaldığını ifade eden Gürel, ortodontik tedavi öncesi, ortodontik tedavi sırasında veya sonrasında hastanın bir diş hekimi ya da periodontist tarafından tedavisinin gerekli olabileceğini kaydetti.

Gürel, estetik yönden kaygı taşıyan erişkin hastalarda ortodontik tedavi sırasında seramik ya da şeffaf materyalden yapılmış braketlerin kullanılabileceğine dikkati çekerek, diğer bir alternatif olarak da braketlerin dişlerin dil yüzeyine (arkasına) yapıştırılarak yapılan ”lingual ortodontik” tedavi şekli olduğunu sözlerine ekledi.

Dişleriniz için bunları yiyin

Hemen herkesin hayatında en az bir kez şikayetçi olduğu diş çürümeleri ve ağız kokusu doğal gıdalarla büyük ölçüde önlenebiliyor. Uzmanlar, tüketilen kereviz, peynir, balık ve yeşil çay gibi hayvansal ve bitkisel besinlerin dişleri güçlendirirken, ağız kokusunu de giderdiğine dikkat çekiyor.

Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı, sürekli şekerli ya da nişastalı yiyeceklerin tüketilmesi halinde diş plaklarında bulunan bakterilerin dişlerin çürümelerine davetiye çıkardığını söyledi. Ancak doğal olarak bakterilerle savaşan, plakları uzaklaştıran ve nefesi tazeleyen yiyecekler tüketmeye özen gösterilmesi halinde dişlerin doğal yöntemlerle korunmasının desteklenmiş olacağını söyledi.

Diş Hekimi Kazandı’nın verdiği bilgilere göre, dişleri doğal yöntemlerle korumaya yardımcı olan bazı besin maddeleri ve önerileri şöyle:

Kereviz: Kereviz dişleri iki yolla korur. Kereviz ekstra çiğnemeyi gerektiren bir yiyecektir. Bu ekstradan tükürük salgılamayı sağlar, bu da çürüklere neden olan bakterileri etkisiz kılar. Buna ilaveten lifli ya da sert yapıdaki doğal yiyecekler dişetlerine masaj yapar ve diş aralarını temizler.

Peynir: Peynir dişler için birden çok yarar sağlar. İlk olarak ağzın PH dengesini ayarlamaya yardımcı olur. Aynı zamanda çürüklere karşı koruyup, yeni çürükler oluşmasını engeller. Özellikle şekerli gıdalar alındıktan sonra yenilecek bir parça peynir, şekerin dişleri çürütme etkisini giderme açısından son derece önemli.

Yeşil Çay; Yeşil çayda bulunan katesin maddesi ağızdaki bakterilerin yok olmasına yardımcı olurken aynı zamanda kansere karşıda etkili olur. Dolayısıyla ağız kanserlerine karşıda etkili bir maddedir. Bu madde aynı zamanda kötü ağız kokusuna neden olan bakterileri de ağızdan uzaklaştırmaya yardımcı olur.

Kivi: Vitamin C eksikliği dişetleri hassaslaştırabilir, bakterilere karşı daha dirençsizleştirebilir. Bu durumda da periodontal rahatsızlığa yakalanabilirsiniz. Bu durumla karşılamamak için yeterince C vitamini almalısınız ve bunun için kiviyi seçebilirsiniz, çünkü kivi diğer meyvelere göre daha fazla vitamin C içerir.

Yoğurt: Kalsiyum açısından zengin olan yoğurdun dişlere olan faydaları saymakla bitmez. Kalsiyum periodontal rahatsızlığı olan kişilerdeki diş kökleri iltihaplı cep sayısını azaltır. Kalsiyum, periodontal rahatsızlık dolayısıyla oluşmuş sallantılı ve gevşek dişleri iyileştirmede yardımcı olur. Kalsiyum, diş kayıplarını önlemeye yardım eder. Eğer sizde diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan yiyecekleri tercih edin.

Maydanoz: Ağız kokusuna neden olan yiyecekleri tükettikten sonra biraz maydanoz çiğnemek hoş bir ağız kokusuna sahip olmanıza yardımcı olacaktır. Bu sayede ise kötü ağız kokusu maydanoz sayesinde hoş bir kokuya dönüşür.

Çilek: Çilek dişlere ve dişetlerine iyi gelir. Aynı zamanda diş taşlarından doğal yöntemle kurtulmanın formülünü taşımaktadır. İçinde bulunan çeşitli asitler diş diplerinde biriken taşları eritir. Diş taşlarının oluşumunu engeller.

Kuru Yemişler: Kuru yemişler ve çekirdekler dişi kaplayarak bakterilere karşı koruyucu bir tabaka oluşturan doğal yağlar içerirler. Bu yağlar diş minesinin güçlenmesine yardımcı olarak çürümelere karşı daha dayanıklı olmasını sağlar ve çekirdekleri de kalsiyum içerir.

Elma: Elma, kabukla yenilmesi bir yandan dişlerin kuvvetlenmesini sağlarken, diğer yandan da içerisindeki maddelerle dişleri temizler. Elma, havuç gibi meyveleri ısırarak yenilmesi tavsiye edilir.

Balık: Balığın içeriğindeki fosfor, kemik ve diş dokusunun teme maddelerinden bir tanesidir. Bunlarda dişleri sertleştiren fosfor bulunmaktadır. Dolayısıyla daha sağlıklı dişler için haftada bir kez balık tüketilmelidir.

Aile Diş Hekimliği

Aile Diş Hekimliği Nedir ? (Geniş Bilgi)

Koruyucu diş hekimliği ağızda ilk dişin sürmesiyle başlayıp yaşam sonuna kadar devam eden bir kontrol/tedavi sürecidir.

Çocuklukta Koruyucu Hekimlik

Diş fırçalama

Diş gelişiminin takip edilmesi

Diş ipi kullanma

Florür uygulaması

Kötü alışkanlıkların kontrolü (parmak-dil emme, tırnak yeme vb.)

Ortodontik tedavi

Uygun beslenme alışkanlığı kazandırma

Fissür örtücüler

Darbelerden koruma (spor koruyucuları)

Ailenin işbirliği konularını kapsar.

Mevcut dişleri çürük oluşmadan korumak, çocuğun daha iyi beslenmesini, açık ve net konuşmasını ve sonuçta genel sağlığını olumlu etkileyerek daha mutlu bir çocuk olmasını sağlar.
Aile ve hekim, işbirliği içinde fırçalama, diş ipi kullanma, beslenme alışkanlıklarını düzenleme, florür kullanma ve rutin kontrolleri aksatmadan yerine getirmeyi başarabilirlerse çocuğa ömür boyu sürecek iyi alışkanlıklar kazandırmış olurlar.

Yaşlılıkta Koruyucu Hekimlik
Genellikle 60 yaş üstü bireyler, diş hekimliği konusunda daha öncelere dayanan bazı kalıplaşmış bilgilere sahip oldukları için ?ileri yaş koruyucu diş hekimliği? kavramını bilmemektedirler.

Bu yaş grubu hastalarda, ağızda dişler mevcutsa düzenli temizlik uygulamak gereklidir.
Böylece çürük ve diş eti hastalıklarının önlenmesinin yanı sıra tat alma duygusu da iyileştirilmektedir. Rutin kontrollerde ise florür mutlaka uygulanmalıdır.
Ağız içi kanser muayenesi bir başka önemli konudur. Kızarıklık, kanama, acı, ısı değişikliklerine duyarlılık gibi rahatsızlıklar günlük çiğneme fonksiyonlarında başlamış ve iki haftadan uzun sürmüşse mutlaka hekim kontrolü gereklidir. Herhangi bir kanser lezyonu dişsiz ağızda da ortaya çıkabilir.
Ayrıca, hastaların kullandığı protezlerin de belli aralıklarla hekim tarafından temizlenip cilalanması gereklidir..

Dişlerimizin yapısı ve diş çeşitleri

Diş Minesi ;
Vücudumuzdaki en sert maddedir.Dişi en dışından koruyucu bir katman olarak sarar. Duyarlı değildir, çünkü içinde sinir hücreleri yoktur. % 97′si kalsiyum tuzlarından oluşur.Minenin yapısına giren kalsiyum tuzları, organik diş maketi üzerinde yavaş yavaş çökelerek birikir ve kristalleşir.Bu birikme, anne rahminde başlar. Anne, gebelik süresince bazı ilaçlar alırsa veya çocuk mine teşekkülü sırasında bir hastalık geçirirse mine birikimi aksaklığa uğrayabilir.O zaman dişler sarı, gri veya kahverengi olur. Bazen de eksik (hipoplazik) teşekkül eder.

Dentin:
Minenin altındaki tabakadır. yetişkin bir insan dişinin %75′ini oluşturur. Kemikle aynı yoğunluğa sahip olmasına rağmen ısıya ve dokunmaya duyarlıdır.
Gerektiğinde içerdiği tamir hücreleri ile yeniden dentin dokusu oluşturabilirler. Dişin asıl kitlesini dentin (fildişi) tabakası oluşturur.
Dentin adını verdiğimiz oluşum , taç kısmında(dişin ağızda görünen kısmı) mine; kök kısmında da sement ile örtülüdür.
Dentin canlı bir yapıdır ve % 70?i mineral tuzları; % 20si organik madde ve % 10?u da sudan oluşur. Dentinde çok sayıda kanalcık içerir. Bu kanalcıkların içi diş özü sınırındaki dentin yapıcı hücrelerin uzantıları olan iplikçiklerle doludur. Dentin yapan hücrelere “Odontoblast” denir. Dentin kanalcıklarının milimetrekarede sayıları 10.000?e. yaklaşır.
Diş, dolgu veya kaplama yapılmak için oyulur veya küçültülürse bu kanalcıklar açığa çıkar ve o zaman soğuk, sıcak, tatlı ve ekşiden ağrı duyulur.

Pulpa (Dişözü):
Dişin orta kısmına ve burada bulunan yumuşak dokuya verilen addır. Kökün ucuna kadar devam eder.
Dişin bu bölümünde; kan damarları yer alır ve bu damarlar sayesinde diş enfeksiyondan korunur ve daima aktif halde kalır. Aynı zamanda pulpada aşırı duyarlı sinir hücreleri bulunur ve bu hücreler sayesinde sıcak, soğuk ve basınç gibi duyular hissedilir.
Diş özü, dentin tarafından oluşturulan bir odacık içinde yerleşen kılcal atar ve toplar damarlarla , duyu sinirleri ve bütün bu yapıları koruyan bir destek dokusundan oluşur.
Diş özünün dış çevresi dentin yapıcı hücrelerle (odontoblast) kuşatılmıştır. Bu hücreler, çürük ve diğer zararlı etkenlere karşı, dişi korur. Her hangi bir nedenle oluşan çürüğe karşı dentin yapıcı hücreler yenik düşerlerse, diş özü açılır ve iltihaplanır.

Sement:
Kökün etrafını kaplayan kemiksi bir tabakadır, çok incedir. diş kökünün çene kemiğine tutunmasını sağlar.

Dişler ve yapıları:

Kesici Dişler
Alt ve üst çenedeki ön dişler “Kesici Diş” olarak adlandırılır. Üst çenede genişliği 9-10 mm. olanlar orta kesici; 6-7 mm. olanlar ise üst yan kesicilerdir. Alt orta ve yan kesicilerin genişlikleri ise 6-7 mm. arasındadır.

Kaninler (Köpek Dişleri)
‘Köpek dişi’adı da verilen kaninler ,kesici dişlerden sonra gelir, alt ve üst çenede sağlı-sollu birerden dört (4)tanedir. Uçları sivri olup koparmaya yararlar.

Azı Dişleri
Kaninlerin arkasında, azı dişleri yer alır. Yapı olarak birbirinden farklı olan azı dişleri, her bir yarım çenede, iki küçük azı, üç de büyük azı olmak üzere beşer tane ve bir çenede toplam on (10) tanedir.
Bütün küçük azıların çiğneme ve kenetlenmeye yarayan ikişer tümsekçikleri vardır. Üst çenedeki büyük azıların dörder tümsekçiği; alt çenedeki büyük azıların beşer tümsekçiği vardır. Bu tümsekçiklere ?tüberkül? adı verilmektedir.

Akıl Dişleri (Yirmi yaş Dişleri)
Üçüncü Büyük Azılar olan yirmilik dişler ,evrimleşen insanoğlunda çene kemikleri gittikçe küçülmeye başlamasıyla bazı insanlarda artık çıkmamaktadır.Bu tamamlanması gereken evrimin doğal sonucudur.
Ancak herkes bu kadar kolay kurtulamamakta ve gömülü olduğu varsayılan ve çenenin evrimsel daralmasından dolayı çıkamayan ya da kısmen çıkan bu dişler genellikle sorun olmaktadır…

Ortodonti

Ortodonti nedir ?

Ortodontik tedavi, küçük çocuklarda çene gelişimine yardım ederek dişlerin doğru pozisyonlarda olmalarına yardımcı olur, yetişkinlerde ise var olan çapraşıklık ve kapanış bozukluklarının düzeltilmesini sağlar.

Kapanış Bozuklukları
Çoğu insanın dişlerinde sıkışma, çapraşıklık veya düzensiz aralıklar gibi bozukluklar olabilir. Bazı bozuklukla estetik olarak sorun çıkarabildiği gibi, konuşma ve çiğnemede de sorun çıkarabilirler. Bozukluklukların hepsi genetik değildir.

Diğer olası sebepler;

Travma – Eğer diş hasar alır, düşer ve daha sonra yerine takılırsa, çevresindeki kemiğe kaynayabilir. Bu duruma ?ankiloz? veya kökün kemiğe anormal kaynaması denir. Eğer bu büyümekte olan bir çocuğa olursa dişler düzgün hizalanamayacağından ileride ısırma bozukluğu yaratabilir.
Parmak emme ve meme kullanımı – Bu huylar üst dişlerin alt dişlerin önüne geçmesi gibi kapanış bozuklukları yaratabilir.

Bebek dişlerinin erken düşmesi – eğer süt dişleri erken düşerse, kalıcı dişlerin yerini belirleyecek birşey olmadığından bunlar ağız içine doğru kayabilirler. Bazı durumlarda kalıcı dişler sıkışabilir ve sadece bir bölümleri çıkar. Bazen ise kalıcı diş, yanındaki düşen süt dişinin yerine hareket ederek diğer çıkacak dişlerin çıkmasını engelleyebilir…




hosting
 
İLLER
Adana | Adıyaman | Afyon | Ağrı | Amasya | Ankara | Antalya | Artvin | Aydın | Balıkesir | Bilecik | Bingöl | Bitlis | Bolu | Burdur | Bursa | Çanakkale | Çankırı | Çorum | Denizli | Diyarbakır | Edirne | Elazığ | Erzincan | Erzurum | Eskişehir | Gaziantep | Giresun | Gümüşhane | Hakkari | Hatay | Isparta | İçel | İstanbul | İzmir | Kars | Kastamonu | Kayseri | Kırklareli | Kırşehir | Kocaeli | Konya | Kütahya | Malatya | Manisa | Kahramanmaraş | Mardin | Muğla | Muş | Nevşehir | Niğde | Ordu | Rize | Sakarya | Samsun | Siirt | Sinop | Sivas | Tekirdağ | Tokat | Trabzon | Tunceli | Şanlıurfa | Uşak | Van | Yozgat | Zonguldak | Aksaray | Bayburt | Karaman | Kırıkkale | Batman | Şırnak | Bartın | Ardahan | Iğdır | Yalova | Karabük | Kilis | Osmaniye | Düzce |

FUTBOL
Fenerbahçe | Galatasaray | Beşiktaş | Trabzonspor | Bursaspor | Konyaspor | Büyükşehir Bld. | Kayserispor | Antalyaspor | Kardemir Karabük | Manisaspor | Ankaragücü | Bucaspor | Eskişehirspor | Gençlerbirliği | Gaziantepspor | Kasımpaşa | Sivasspor |